23 Kasım 2017 Perşembe

Öğretmenim Canım Benim


Okul sıralarına veda edeli çok oldu. İstemeye istemeye büyüdük, yerimizi yeni çocuklar, yeni öğrenciler aldı. Sıralar doldu ve boşaldı. Ne haylazdık kim bilir, yerinde durmaz, yaramaz. Kimimiz çok çalıştı belki, gözde olmak ama ille de sınıfın en kıymetlisinin, öğretmeninin, gözüne girmek için çalıştı…

 Aferinler, yıldızlı pekiyiler süslesin istedi belki defterlerini. Defterlerinin bir köşesi yıldızlı bir köşesi ataçlı öğrencilerdendim ben de. E öğretmenim, canım benim öyle severdi. Ben de onu severdim, kızdığında üzülürdüm. Hele görmese parmak kaldırdığımı, içim acırdı. Sıraların arasında dolanarak ders anlatırdı. Biz kollarımızla çiçek olmuş, gözler tahtadan yana kulaklar öğretmenimizde, dinlerdik. Ben bir türlü o çiçeklerden olamaz gerekli gereksiz sorular sorardım…

Sevgili öğretmenim Mustafa Dize, kim bilir nerededir şimdi, yıllar oldu görmeyeli. Sıraların arasında dolanarak ders anlatırken bilirdi sabırsızlığımı, çiçeklere dahil olamayacağımı. Soru sormak için arkamı döndüğümde bulamazdım onu. Her seferinde saklanır, sonra birden arkamda beliriverirdi, gülen gözlerle. Herkes çok sever ve sayardı, onu. O her şeyi bilir derdik aramızda konuşurken. Tabi ki aramızda konuşmak yasaktı, yaramazlıktı...

Geçmişimiz her geçen gün uzaklaşıyor bizden hocam, büyüyoruz. Aramızda da konuşmaz olduk. Sanki unutur da olduk bildiklerimizi, öğrettiklerinizi. Sesiniz uzakta da olsa kulağımda hala. İyi ki vardınız hayatımda. İyi ki dokundunuz öğretilerinizle dünyama. Şimdi bir yerlerde başka başka çocuklar büyütüyor olmalısınız; öğrenmenin sonu yok ki öğretmenin olsun. Öğretmenim Canım Benim, Öğretmenler Günün Kutlu Olsun…