17 Ağustos 2017 Perşembe


Bir Blog Da Benden



Çocukluğumun ağaç dallarında düşlerken geleceği, sorardım kendime:”en iyi yapabildiğin şey ne?”… Anılar biriktikçe yonttum kurşun kalemimi. Notlar düştüm sonra, karga burga yazılar, geceye söylenmiş sözler…

Yıllar yılları kovalayıp da kendini arayan beni Akdeniz’in koynunda bir iletişim fakültesine taşıyınca, karar verdim metin yazarı olmaya. Zamana söyleyeceklerim vardı benim de. Kimi kez bir şiir kimi kez bir hikaye kimi kezse yazıp yönettiğim kısacık bir filmdi sözlerim. Bir amacı olmalıydı adımlarımın; gelişi güzel yaşamak hayatı, bana göre değildi. Ben de herkes gibi bana sunulan hayatı yaşayıp gidecektim bir gün sonsuzluğa ama yok olmadan, iz bırakarak. Bazen yersiz ve fazlaca cesur oldu tümcelerim; sözlerimi sevdim ben. Kelimelerle oynadım, oynarım da hala. Severim onları…

Neyi sevsem tutkuyla aşkla , bağlandım. Bir adam sevdim, evlendim. Çocuklarım oldu, bağlandım. Kendimle kalınca okudum, yazdım. Yastık altı oldu şiirlerim, biriktirdim. Kurşun kalem kullanmayalı çok oldu, zamanla bir yarışa tutuştum. Çocuklarım gibi sevdim, sakındım herkesten şiirlerimi. Geceleri besledim, büyüttüm onları da. Bir gün kitaplar yazacağım dediysem de olmadı, olduramadım, deftere yazdım veresiye. Yarına kalmak gayesiyle yazarken berisinde kaldım zamanın ve bir hayli gerisinde…

Sonra gördüm ki anılarımız Facebook’da saklıymış, günlük hikayelerimiz ise İnstagram’da. Olur da bir şey düşüverse aklımıza neydi diye, Google Amca(hep bir erkek olarak düşünülür, bilgelik yakıştırılmaz kadına) yetişirmiş imdada. Evimin Windows’u yeterince açılamamış meğer dünyaya… Kütüphanede kimler yaşar, kitap nasıl kokar,  e kimi kimden ayırabilir ki bir ayraç?... Peki ya işaret parmağı mıydı o ıslatılan?... Parmak uçlarımızla yaşar olmuşuz hayatı. Sevince tek tuşla gülücükler saçmışız ve de ilanı aşklar. Kızınca tek tuşla çıkarmışız hayatımızdan. Adres sormak için bile girmez olmuşuz mahalle bakkalına. Uydudaki büyük göz arşınlamıyor mu dünyayı bizim yerimize. Ne gerek var gidip görmeye, ilişki durumumuz bile sanal alemde…

Bunlar olup biterken ve de zamanın çarkları işlerken ileriye, gerisinde kalmamak, yarınlarda var olmak adına, eşin dostun da ısrarıyla(her işimiz öyle olmaz mı, ite kaka zorlamayla?) bir blogda topluyorum şimdilerde yazılarımı, şiirlerimi ve de öykülerimi… Kolayına değilse de ucuzuna kaçtım gibi. Koca parasıyla kitap çıkarmak harcım da değil hani. Hep olmasını  hayal ettiğim kitabımın taslağı bu paylaşımlar. Benden bir anı dünyaya şiirlerim, öykülerim, sözlerim. Olur da merak ederseniz bu kız ne diyor, nasıl anlatıyor meramını diye, sorun Google Amca’ ya söylesin adresimi. Ben hep evdeyim sizi de bir gün bekler yorumlarınızı dinlerim: sibelgoydag.blogspot.com.tr…